| İlçemiz Erciş |
|
|
|
| Pazartesi, 17 Mayıs 2010 12:24 |
|
Erciş, Van Gölü' nün kuzey sahiline uzanan, bölgenin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. Eski ve köklü bir tarihi geçmişe sahip olan bu güzel belde, çevresine kültür merkezliği de yapmaktadır. Geniş düzlükler ihtiva eden arazisi oldukça verimlidir. Halkı çalışkan ve kültürlüdür. Sanayiye yönelik atılımlar fazladır. Bu bakımdan Erciş'te diğer ilçeler ile kıyaslanmayacak kadar önemli gelişmeler göze çarpar. Su bakımından çok zengin olan bu ilçenin etrafı dereler, çaylar, ırmaklar, yaylalar, ve geniş ovalarla kaplıdır. Tarım ve hayvancılık yanında büyük çapta kavakçılık da yapılmaktadır. Kavak üretimi ilçeye önemli bir gelir temin eder. Toprak ürünlerinin hemen hemen her çeşidi yapılır. Geniş ve modern bahçecilik yanında sebze ve meyve üretimi çevre il ve ilçeleri doyurmakla birlikte, diğer bölgelere de sevk edilir. Kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinin hemen hemen bir çoğunun bulunması, ayrıca Ağır Ceza Teşkilatı, Emniyet Müdürlüğü ve Tugay' ın da bulunması beldeye canlılık getirmektedir. İmar yönünden de halkın yenileşme ve modernleşmeye önem vermesi ilçeye modern bir görünüm kazandırmıştır. Alt yapı, elektrik, ve su gibi önemli soranlarını halleden ilçe, bağlı bulunduğu Van iline 100 km. uzaklıkta olmakla birlikte resmi işler dışında il ile bağlantısı oldukça azdır. Van, Bitlis ve Ağrı illeri ile birçok ilçelerin transit yol kavşağında bulunması dolayısıyla önemli bir alış-veriş merkezi durumundadır. Gerek çevresiyle ve gerekse merkez ve köyler ile ulaşım sorun olmaktan çıkmıştır. Son model otobüsler ile sefer yapan ilçeye ait 4 şirket mevcuttur. Bütün kasaba, nahiye, köy ve mezralara dört mevsim ulaşım yapılabilmektedir. Bütün köy ve mezraların elektrik, su. yol ve telefon ihtiyaçları karşılanmıştır. Köylüsü iptidailikten kurtulmuş, modern ve güzel bir hayat yaşamaktadır. Köylere taksi ve dolmuş seferleri konmuş, şehre göç olayı önlenmiştir. Halkı genelde zengindir. Yoksul kişiler halkın, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfının koruması altındadır. Sağlık sorunları da kısmen halledilmiştir. Çok sayıda doktor ve sağlık elemanı ilçede hizmet vermektedir. Eğitim problemi yok denecek kadar azdır. Okulsuz köy ve mezra hemen hemen kalmamıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ilçeleri arasında en büyük ve gelişmişlerinden biri olan Erciş'in il olması halinde Türkiye'nin sayılı illeri arasında yer alabileceğine inanıyoruz. Kısa Tarihi Erciş MÖ. 9. yüzyıllarda Urartular tarafından kurulmuştur. 589 yıllarında Urartular' ın bölgede silinmesi ile burası Kimerler' e Persler' e, Makedonyalılar' a ve Araplar' a yerleşim merkezi oldu. Hz. Ömer ve Hz. Osman dönemlerinde de zaman zaman işgal edildi. Daha sonra Araplar arasındaki kargaşadan istifade eden Bizanslılar, burasını istila etti. Tekrar Emevi ve daha sonra Abbasilerin eline geçmiş ise de, sonradan yine Bizanslılar buraya hakim oldular. Bu sırada burasının adı Urartular'dan kalma ARZAŞKU olarak devam ediyordu. Bu isme çivi yazılı kitabelerde rastlanır. Doğudan, Selçuk boylarından, Oğuz Türkleri 1018 yıllarında Çağrı Bey tarafından getirilerek VASPURGAN ( Başpurgan ) denilen Van Gölü çevresinde Alparslan'a ,Bizans'a karşı savaş açmasına zemin hazırladı. 1054 yılında Erciş, Selçuklu Beyliği haline geldi. Daha sonraları Selçuklu Beyliği'ne bağlı SÖKMENLİLER Beyliği ancak sancak oldu. Çok iyi ticaret merkezi olduğundan burası yerleşim yeri oldu. 1208 yıllarında Selçuklular ile komşu beylikler arasında çıkan savaşlarda Erciş yerle bir oldu. Daha sonra burası İlhanlılara, Eyyübilere ve Moğollara yerleşim merkezliği yaptı. İlhanlılar, Cezayirliler ve Timur burada hüküm sürdü. Adı değiştirilerek ARŞİŞ olmuştu. Oğuz boylarından olan Karakoyunlular, 1380-1468 yıllarında Erciş başta olmak üzere, Doğu Anadolu'dan Musul'a-Tebriz'e kadar uzanan büyük bir Türkmen hakimiyeti kurdular. İlk kurucu Bayram Hoca, Kara Mehmet, Kara Yusuf, İskender, Cuhanşah ve Hasan Ali-Yar dönemlerini 1467 yıllarına kadar yaşadı. Erciş, Kanuni Sultan Süleyman döneminde 29 Mayıs 1555 yılında kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçti. Bu arada Osmanlı-İran savaşları 1825 yıllarına kadar devam etmişti. Zaman zaman Erciş ( Çelebibağı ) kalesi zorlandı ise de zapt edilemedi. 1841 yılında Van Gölü' nün ani kabarması, kalenin dışarı ile irtibatının kesilmesi sonucu kale terk edilerek Çelebibağı, Kasımbağı, Pulur, Pulurmanik ve Örene köylerinin şimdiki bulunduğu yerlere ve ilçenin şimdiki kurulduğu yere dağıldı. Bu sırada Erciş'in adı ERCIĞAZ olarak değiştirilmiştir. Hatta uzun süren Van Gölü'ne de Ercığaz Gölü deniliyordu. 1. Dünya Savaşı'nda Erciş Ruslar tarafından işgal edilerek adı EGANİS olarak değiştirildi, 1917 Rus (Bolşevik) ihtilali ile burası Ermenilere terk edildi. Ermeniler bir süre uyum içerisinde yaşamış ise de kışkırtmalar neticesi Türk'lere karşı hareket başlatmışlardır, Bu dönemde eşyalar talan edildi, hayvanlar boğazlandı ve çok sayıda katliam yapıldı. Halk açlık, sefalet içerisinde atalarından kalan topraklarını terk etmek zorunda bırakılmıştı. Göç esnasında çoğu halk yollarda ölmüştü. Bir kısım eli silah tutanlar milisler oluşturarak dağlara sığınmışlardı. Türkler Anadolu Kurtuluş hareketine giderken Kazım KARABEKİR Paşa tarafından Ali İhsan SABİS Paşa bir müfreze askerle buraya gönderilmişti, l Nisan 1918 Cuma sabahı, askeri birlikler ile sivil halk birleşerek Ezan ile Ermenilerin üzerine yürüdü. Ermeniler şaşkın halde kaçmaya çalışıyordu. Yüzbaşı Mahzum Bey, Erciş semalarının hasret kaldığı Türk Bayrağını çekmişti. Zorla göç edilmek zorunda bırakılan halk, yeniden yurtlarına geri dönmeye başlamıştı. Son idari taksimat ile Erciş'in adı tescil edilerek Erciş oldu. Coğrafi Durum Erciş ilçesi bölgedeki diğer il ve ilçelere nazaran daha iyi bir coğrafi konuma sahiptir. Büyük bir sıcağı ve kavurucu bir soğuğu yoktur. Bu ılımlı hava gerek toprak ürünleri yönünden gerekse halkın çalışması yönünden bir avantaj sayılabilir. Yakın çevresindeki ilçeler ile kıyaslanacak olursa Erciş şanslı sayılabilir. Etrafının tepelerle çevrili oluşu güney sahillerinin Van Gölü ile uzanmış olması vadi özelliğinde bulunan Erciş'e coğrafi bir özellik kazandırmıştır. Geniş düzlükler halinde bulunan arazinin bol sulak olması, çok sayıda çayların ve derelerin bulunması ve sahilde kurulmuş olması da yine coğrafyasını olumlu yönde etkilemiştir. Yani Ağrı, Erzurum, Muş, Bitlis gibi illerin ve Türkiye-İran transit yol merkezinde bulunması, ilçenin büyük ticaret merkezi olmasına vesile olmaktadır. Yeraltı ve yerüstü zenginlikleri yanında arazi dağılımı da yararlı bir vaziyettedir. Bölgenin büyük bir özelliği de dağlık olmasıdır. Erciş'te arazi incelendiğinde birçok dağlar göze çarpar. Bazı volkanik dağların olması nedeniyle de çok sayıda tepeler ve yükseltiler görülür. Ama ilçe merkezinden görülebilecek kadar ilçeye yakın dağ silsilesine rastlanmaz. Doğu ve Kuzey kesimleri tepeler ile çevrilidir. Mevcut dağ ve tepeler şunlardır. Azizan Dağları 3304 m., Köseveli Dağı 2613 m., Miladireji Dağı 2611 m,, Zırnakol Tepesi 1889 m., Ziyaret Tepesi 2642 m.dir. Ayrıca Aladağ Esrük ve Tendürek dağları uzantıları ile Grekol, Madavant ve Kızılkaya tepeleri de ilçeyi çevreleyen yükseltilerdir. İlçede ova ve yaylalar (Platolar) büyük yer tutar. Bu düzlüklerin önemi de büyüktür. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar için bu tür araziye büyük ihtiyaç vardır. Topraklarımızın yaklaşık %22'sini bu şekiller ihtiva eder. Meydan Ovası, Pay Ovası, Devzer Ovası, Çimenköy Ovası, Meydanok Yaylaları başlıcalarıdır. Erciş'te akarsu fazladır. Bu suların hemen tamamı Van gölüne dökülür. Bu sulardan azami ölçüde faydalanılır. Bu sular ilkbahar aylarında taşar ve bazen ovaya zarar verir. Bunun için çeşitli kanallar ve büyükçe bir baraj yapılarak bu tehlikeler önlenmiştir. Bu sularda Nisan, Mayıs aylarında inci kefalı, kış aylarında Sazan türü balıklar da avlanmaktadır. İlçenin en büyük kaynağı Zilan Deresidir. Bu çay ilçenin kuzeyinde Zeylan Deresi'nden geçer ve Van Gölü'ne dökülür. Bu çayı Aladağ' dan inen sular ile Hacıdere Deresi besler. Bu su üzerine kurulan Koç Köprü Barajı ilçenin kaderini değiştirecektir. Deli Çay, Hargomi Çayı, İncesu, İrşat Çayı, Örene Çayı, Sıcak Dere ve Amos Deresi gibi sular mevcuttur. Birbirinin kolları durumunda olan bu sular daha çok parçalara ayrılarak ovayı sular. Bir memleket için barajın önemi elbette ki tartışılamaz. Erciş'in de ilk ve büyük barajı olan Koçköprü Barajı ilçe tarımına büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır. Ayrıca Morgedik Barajı'nın da ihalesi yapılmıştır. Barajın genel karakteristik özellikleri şöyledir. Göl hacmi 86 mil.m3, su depolama alanı (drenaj) 700 km2, gövde dolgusu 2 mil.m3 , gövde uzunluğu 645 m., sulama alanı 12.000 hek., elektrik üretimi 8500 kW ve ayrıca Pay Barajı'nın da yapılması beklenmektedir. Kaynak: www.ercis.net |
| Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Mayıs 2010 14:00 |












